Zhang San Feng’in hikayesi ve Wudang wushunun doğuşu
(The story of Zhang San Feng and birth of Wudang wushu)

Wudang dağının efsanevi simgesi ve Taijiquan’ın mucidi olan büyük usta Zhang San Feng 1200’lü yıllarda yaşadığı sanılan Daoist bir rahiptir. Bu bilge rahibin hayatı hakkında çok sayıda yarı efsanevi hikaye vardır . Bu hikayelerden birine göre: çok dikkatli bir doğa gözlemcisi olan Zhang San Feng, inzivaya çekildiği Wudang dağında günün birinde bir yılanla bir kuşun döğüşüne şahit olur. Seslerin nereden geldiğine bakmak için mütevazi kulübesinden dışarıya çıktığında bir kuşun bir yılana saldırmakta olduğunu görür.Her saldırı hamlesinde kuşun yırtıcı pençelerine rağmen yılanın hiç darbe almayışı ona ilham kaynağı olur. Yılanın sabit duruşları ve kıvrılarak yaptığı manevralar..kuşun daireler çizdikten sonra yaptığı ani hamleler.. Bu tecrübesini düşünerek daldığı uykusunda o gece Yu Hang. yani ‘İhtişamlı Yeşim İmparatoru’ kendisini ziyaret eder. Tao öğretisinin inceliklerini içeren bu dövüş sanatının esaslarını ona gösterir. Sabah kan ter içinde uyanan Zhang, bu bilgiler ışığında hiç vakit kaybetmeden, ismi daha sonraları ‘taijiquan’ olan neijiaquan sistemini geliştirir. Yüzyıllar içinde bu temelle oluşturulan çeşitli kungfu metodları ve silahlı dövüş sanatları Daoist rahipler arasında kuşaktan kuşağa aktarılarak Wudang dağında bir hazine gibi korunur.

Zhang San Feng’in Daoist Neidan tekniklerindeki teorik bilgiler ve Yi Jing (değişimler kitabı) ile harmanlayarak geliştirdiği bu dövüş sanatı, o zamana kadar bilinenlerden çok farklı olarak sadece kaba kuvveti, fiziksel gücü değil de içerden gelen ve çince ‘qi’ (chi) denen enerjiyi kullanmaya dayanmaktadır.

Zhang San Feng, İlerleyen zamanlarda vücut simyası ile ilgili buluşları ve meridyen egzersizleri sayesinde efsanevi özelliklere de sahip olur. Bununla ilgili bir hikayeye göre: Wudang dağı çok soğuk ve zorlu bir kış mevsimi geçirmektedir.. Zhang, böyle havalarda günlük egzersizlerini yapmak yerine tapınaktan dışarı çıkıp dağın karlar altındaki manzarasını izlemeyi sever.. Ve efsaneye göre: tapınaktan çıkıp da yürüdüğü yol boyunca karda hiç ayak izi olmaz!.. Sanki hiç kimse geçmemiş gibi karlar hiç bozulmaz!.. (Bu fenomen günümüzde, dağdaki en saygın hocalardan ve kungfu ustalarından biri olan Sifu Chen Shi Xing tarafından uygulanan ’ qing gong’ öğretisinde kısmen gözlenebilmektedir).

Bir diğer hikayeye göre de: Geceleri meditasyon yaptığı esnada ‘qi’ veya ‘jing’ olarak adlandırılan beden enerjisinin yoğunlaşması öyle bir aşamaya gelirmiş ki üzerindeki kapkalın palto, adeta rüzgarın etkisindeki bir yaprak gibi açılıp kapanmaya başlarmış.. (Bu fenomen günümüzde kişinin enerjisini en üst noktaya, yani ‘shen’ denen ruh düzeyine yükseltmesi olarak yorumlanır).